Cemiyetler Ve Kurtuluş Savaşı

Azınlıkların Kurduğu Zararlı Cemiyetler

 

Özellikleri

 

Mondros Mütarekesi'nden sonra, ordunun terhis edilmesi ve devlet otoritesinin kalmaması üzerine ortaya çıktı.

Azınlıklar tarafından, işgalci emellerine hizmet eden kuruluşlardı.

Anadolu hareketine ve Türklerin milli devletine karşıydılar.

Bu cemiyetlerin hepsi Rum Patrikhanesi tarafından yönetiliyordu.

İtilaf Devletlerince ekonomik ve siyasi açıdan destekleniyorlardı.

Wilson İlkeleri'ne göre bulundukları yerlerin kendilerine verilmesini istiyorlardı.

Mondros Mütarekesi'nin yedinci ve yirmi dördüncü maddelerini uygulatmak istiyorlardı.

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi şu şekildeydi : "İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde, herhangi bir bölgeyi işgal edebilecek."

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesi şu şekildeydi: Altı Vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, bu vilayetlerin herhangi bir kısmı işgal edilebilecek.

 

Mondros Mütarekesi'nden sonra Türk ordusunun terhisinden cesaret alan bazı azınlıklar, Milli Mücadele'ye karşı bir takım cemiyetler kurmuşlardı.

 

Mavri Mira

 

İstanbul'daki Rum Patrikhanesi tarafından kurulan bu cemiyet, Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmak ve Ege Bölgesi'nde ilerleyen Yunan ordusuna yardımcı olmak amacını güdüyordu. Çalışma alanı; Bursa, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul ve Bandırma idi. Yunan Kızılhaç, Resmi Göçmenler Komisyonu, Rum okullarındaki izcilik kurumları, Mavri Mira'nın emrinde çalışıyordu.

 

Trakya ve Yunan Komitesi

 

Trakya'nın işgalinden doğan sorunları Yunanistan açısından çözmeye çalışan bir örgüttür. Buradaki milli direnişi ortadan kaldırmak ve tüm Doğu Trakya'nın Yunanistan'a verilmesini sağlamak temel amaçlarıydı.

 

Pontus Rum Cemiyeti

 

Yunanistan'ın milli örgütü olan ve Yunanistan'ın 1829'da bağımsız olmasını sağlayan Etnik-i Eterya Cemiyeti Tarbzon ve dolaylarında bir Rum Pontus Devleti kurmak amacıyla Pontus Rum Cemiyeti'ni meydana getirdi.

 

Kordos Cemiyeti

 

Yunanistan tarafından İstanbul'da "Rum Göçmenleri Merkez Komisyonu" adıyla kurduruldu. Derneğe İstanbul, Trakya, Trabzon, Marmara kıyıları ve İzmir gibi yörelerde düzeni bozma, Yunanistan'dan gelen özel görevlileri Rum göçmeni göstererek Doğu Karadeniz dolaylarına yerleştirme, bu yörelerdeki Rum azınlığı sayıca çoğaltam görevi verilmiştir.

 

Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler

 

Daha önceleri Ermenilerin krumuş oldukları "Taşnaksütyun" ve "Hıncak" adlı gizli örgütler milli mücadeleye karşı çıktılar ve işgalcilerle işbirliği yaptılar.

Ermeni Patriği Zaven Efendi de Mavri Mira'ya benzer bir örgüt kurup Rumlarla işbirliği yaptı. Zaven Efendi tarafından kurulan bu cemiyetin adı, "Rum-Ermeni Birliği Komitesi" idi. Ermeni İntikam Alayları da, Fransızlardan aldıkları destek ile Adana ve dolaylarında faaliyet gösteriyorlardı.

 

 

 

 

Yahudi Cemiyetleri

 

Yahudilerin çok büyük bir çoğunluğu bölücü çalışmalarda bulunmadı, ancak "Makkabi Cemiyeti" ve "Alyans israilit Cemiyeti" işgalcilere destek verdi.

 

Milli Varlığa Düşman Cemiyetler

 

Özellikleri

 

Milliyetçi amaçlara tamamen karşıydılar.

Osmanlıcı ve hilafetçiydiler.

Başat Hürriyet ve İtilaf Fırkası etrafına toplanmışlardı.

Anadolu hareketine karşıydılar.

Ulusal örgütlere karşı direniş göstermişlerdir.

Manda ve himaye taraftarıydılar.

 

Hürriyet ve İtilaf Fırkası

 

Kasım 1911'de Trablusgarp Savaşı'nın yarattığı kaos döneminde Ahrar ve Mutedil Hürriyetperveran Fırkalarının birleşmesinden oluşmuştur. İttihat ve Terakki karşıtı olan bu fırka, bağımsızların ve gayr-i Müslim mebusların desteğiyle güçlendi. Fırka'nın temel amacı, İttihat ve Terakki iktidarını yıkmaktı. Programında Osmanlıcılığı, özyönetimi, özel girişimi, meşrutiyeti ve liberal iktisat'ı savunmaktaydı. 1912 "sopalı seçimleri" ne kadar iktidarda kalan parti bu seçimde ancak 6 milletvekilini Meclis'e sokabildi.

Bundan sonra parti sıkı bir muhalefete yöneldi. "İkdam" ve "Alemdar" gazeteleri partinin yayın organı oldu. 1913'deki Babıâli Baskını'ndan sonra parti dağılmaya başladı.

Mahmut Şevket Paşa suikastından sonra bir kısım parti mensubu yargılandı, idam edildi, Sinop'a sürgün edildi ve oradan Avrupa'ya kaçtı.

 

Bu cemiyetler Mondros Mütarekesi'nden sonra Osmanlı Devleti'nin bağımsız yaşayamayacağını düşünen, Milli Mücadele'ye karşı manda ve himaye yanlısıydılar.

 

Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası

 

Bu cemiyet milli mücadeleye karşı çıkan Damat Ferit Hükümeti'ni desteklemiş, padişah ve halifeye bağlı kalmakla vatanın kurtulacağını savunmuştur.

 

Kürdistan Teali Cemiyeti

 

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra kurulan bu cemiyet Wilson İlkeleri'nden yararlanarak özerk bir Kürt devleti kurmak için mücadele etmiştir.

 

Teali-i İslam Cemiyeti

 

İşgalcilerle mücadele edilemeyeceğini, bundan dolayı halifenin etrafında toplanmanın gerekliliğini savunmuşlardır.

 

İngiliz Muhipleri Cemiyeti

 

Bu cemiyetin başkanı bir İngiliz din adamı olan Rahip Fru idi. İşgallere karşı koymanın olanaksız olduğunu savunan bu cemiyete Damat Ferit de üye idi.

 

Wilson Prensipleri Cemiyeti

 

Ülkeyi Milletler Cemiyeti içerisinde diğer devletlerle eşit haklara sahip bir varlık haline getirmek amacıyla kurulmuştur.

Kurucularının Amerika Birleşik Devletleri'nin manda ve himayesi altına girmekten yana oldukları bilinmektedir.

 

Hürriyet ve İtilaf Fırkası

İttihat ve Terakki Partisi'ne düşman olarak çıkan bu cemiyet, Anadolu'daki milli kurtuluş hareketine karşı en büyük tepkiyi göstermiştir. Bu parti (fırka) Damat Ferit tarafından özellikle milli direnişe karşı yönlendirilmiştir.

 

Milli Cemiyetler

 

Kurulmalarındaki Amaç;

1. Mondros Mütarekesi'nden sonra işgallerin başlaması

2. Mondros Mütarekesi'ne göre Türk ordusunun terhis edilmesi

3. Devlet otoritesinin kalmaması

4. Birçok bölgede azınlıkların ayrıcalıklı cemiyet kurması

5. Padişah ve hükümetin işgallere kayıtsız kalması

6. Halkın can ve mal güvenliğinin sağlanamaması

 

Bu cemiyetler, Mondros Mütarekesi'nin hemen ardından, Anadolu'nun işgali üzerine Türk ulusu tarafından kurulmuştur.

 

Trakya Paşaeli Cemiyeti

 

Edirne'de Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan hemen sonra 2 Aralık 1918'de kuruldu. Amacı Trakya Bölgesi'nin Yunanistan'a verilmesini engellemek için Türkleri örgütlemekti. Bu bölgedeki ordu komutanı Cafer Tayyar Paşa tarafından yürütülen çalışmaların sonucunda Lüleburgaz ve Edirne Kongreleri'nde toplandılar ve TBMM'ye bağlanma kararını aldılar.

 

İzmir Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye Cemiyeti

 

İzmir'in işgalinden önce bu cemiyet önceleri Türklerin haklarını basın-yayın yoluyla savunmaya çalışmış, ancak 2–19 Mart 1919 tarihleri arasında düzenledikleri "Müdafaa-i Hukuk Kongresi" sonrasında silahlı direnişi benimsemişlerdir. Direniş örgütlerine silah sağlanmıştır.

 

Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti

 

İzmir'in işgalinden sonra Ağustos 1919'da Erzurum'da kurulan bu cemiyet, daha önce İstanbul'da kurulmuş olan "Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti" ne bağlı olarak açılmış, daha sonra İstanbul'dan ayrılarak "Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti" adını almıştır. Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesini engellemeye çalışan bu cemiyet Erzurum Kongresi'nden sonra Mustafa Kemal bu cemiyet aracılığıyla öteki cemiyetleri birleştirmiştir.

 

Kilikyalılar Cemiyeti

 

Mondros'tan hemen sonra İstanbul'da çalışmalarına başlayan bu cemiyet, daha sonra Adana ve dolaylarına geçerek orada Ermeniler ve Fransızlarla mücadele etmiştir.

 

Trabzon Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti

 

Bu cemiyet Karadeniz'de bir Pontus Devleti kurmak isteyen Pontus Rum Cemiyeti'ne karşı kuruldu. Diğer yandan da ayrılıkçı emeller peşinde koşan "Trabzon Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti" ile mücadele etti. Erzurum Kongresi'nden sonra "Doğu-Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" nin şubesi haline geldi.

 

Hareket-i Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti

 

İzmir'in işgaline karşı savunma amacıyla kurulmuştur. Redd-i İlhak Dernekleri; Redd-i İşgal, Redd-i İlhak İstihlas-ı Vatan Heyet- Milli adları ile ortaya çıkmıştır.

 

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti

 

Bu cemiyet Sivas Kongresi'nden sonra 9 Aralık 1919'da Sivas Valisi Reşit Paşa'nın eşi Melek Hanım'ın öncülüğünde kurulmuştur. A.B.D. Senatosu'na ve Avrupa devletlerinin parlamentolarına telgraflar çekilmiş, ulusal mücadelenin haklılığı anlatılmış, ordu için para ve malzeme toplanmıştır.

 

Milli Kongre Cemiyeti

Esat Paşa tarafından İstanbul'da kurulmuştur. (29 Kasım 1918). Basın ve yayınla mücadeleyi benimsemişlerdir.

Yazılarla halkın aydınlatılmasına çalışılmıştır.

Ortak Özellikleri

 

Amaçları; Türk ulusunun bağımsızlığını sağlamaktı.

Kendi bölgelerini korumak ve işgalden kurtarmak için kurulmuşlardır.

Silahlı mücadele ile birlikte, basın-yayın yoluyla da mücadeleyi benimsemişlerdir.

İhtiyaçlarını bölge halkı karşılamıştır.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, Milli devlet modelini benimsemişlerdir.

 

KURTULUŞ SAVAŞI

 

Kuva-yı Milliye Hareketi

 

şman işgalleri karşısında yurdun çeşitli yörelerinde ortaya çıkan milli direniş teşkilatlarına Kuvayı Milliye denir. İlk direnişler, güney cephesinde Fransızlara karşı başlamıştır. Kuvayı Milliye, teşkilat olarak batıda Yunan işgallerine karşı ortaya çıkmıştır.

İstanbul Hükümeti'nin işgaller karşısındaki çaresizliği, Mondros Ateşkes Antlaşması ile orduların dağıtılması Kuvayı Milliye'nin ortaya çıkmasına neden olan etkenlerdir.

1919'un Temmuz ve Ağustos aylarında yapılan Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinde Kuvayı Milliye'nin insani ve maddi yönden desteklenerek ortak bir cephe oluşturulması kararlaştırıldı ve böylece Batı Cephesi meydana geldi.

Sivas Kongresi'nden sonra Ali Fuat Paşa, düzenli orduların oluşturulmasından sonra da İsmet Paşa Batı Cephesi komutanlığına getirilmişlerdir.

 

Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı (19 Mayıs 1919)

 

I.Dünya Savaşı'nda Suriye'de görev yapan Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası İstanbul'a geldi. İstanbul’dan vatanın kurtuluşunu mümkün görmeyen Mustafa Kemal Anadolu'ya geçmeye karar verdi.

Samsun ve çevresinde Türkler ile Rumlar arasındaki çatışmaları önlemek isteyen İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal’i 9.Ordu Müfettişi olarak görevlendirdi.

Mustafa Kemal, Doğu Anadolu'da sivil ve askeri kurumlara emretme yetkisini de alarak 16 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a hareket etti.

Asıl amacı milli mücadeleyi başlatmak ve organize etmek olan Mustafa Kemal arkadaşlarıyla birlikte 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a ayak bastı.

Bu tarih, Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç tarihi olarak kabul edilir.

 

Havza Bildirisi (28 Mayıs 1919)

 

M.Kemal, milli bilincin uyandırılması amacıyla yayınladığı bildiriyle, bütün yurtta işgallerin protesto edilmesini ve mitingler tertiplenmesini istedi.

 

Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)

 

M.Kemal ile Rauf Paşa, Ali Fuat Paşa ve Kazım Karabekir haberleşerek ortak bir genelge yayınladılar.

Bu genelgenin maddeleri şunlardır:

 a-Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklali tehlikededir.

 b-İstanbul Hükümeti üzerine düşen vazifeyi yerine getirememektedir.

 c-Milletin istiklalini, milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

 d-Vatanın her türlü etki ve denetimden uzak bir bölgesinde (Sivas'ta) milli bir kurul toplanmalıdır.

 e-Her ilden milletin güvenini kazanmış üç kişi seçilerek acele ve gizli olarak bu kurula gönderilmelidir.     

 *ÖNEMİ:

 1-Kurtuluş Savaşı'nın sebebini ve yöntemini açıklar.

 2-Kurtuluş Savaşı'nın resmen ilanıdır.

 3-Milli egemenlik yolunda ilk adımdı

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !