Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi

YÜKSELME DÖNEMİ (1453-1579)

 

GİRİŞ:Osmanlı devletine Avrupalılar kendi tarihlerindeki isimlendirmeye uygun olarak Osmanlı imparatorluğu (Ottoman empire) adını verirler. Osmanlı devleti çeşitli din ve soylara sahip milletleri barındırmakla birlikte hukuki ve sosyal yapısı bakımından hiçbir imparatorluğa benzemez. Esasen devletin resmi adı da Devlet-i Âliyye-i Osmanniye (Ulu Osmanlı Devleti) dir

Osmanlı devleti bir uç beyliğinden kısa sürede genişleyerek bir cihan devleti (süper devlet) haline gelmiştir.Bu devlet çok çetin mücadeleler vererek büyümüştür. Ancak, en zayıf zamanında bile insani değerleri adaletle korumuştur.

Osmanlı tarihini ister hikaye ister destan diye okuyalım sonuç değişmeyecek bu tarihte kusurlar görülecek, ancak Türk ve İslam tarihinin en yüksek eseri olduğu anlaşılacaktır.

Bu bölümde hasımlarının bile “Dağılırken de muhteşemdi” dediği Osmanlı devletinin yükselme dönemini işleyeceğiz.

 Yükselme Dönemi Hükümdarları:

Ø       Fatih Sultan Mehmet                                                                (1451-1481)

Ø       II. Beyazıt                                                                                (1481-1512)

Ø       Yavuz Sultan Selim                                                                  (1512-1520)

Ø       Kanuni Sultan Süleyman                                                          (1520-1566)

Ø       II. Selim                                                                                  (1566-1574)

Ø       III. Murad (Sokullu’nun ölümüne kadar)                    (1574-1579-1595)

 

Osmanlı devletinde İstanbul’un fethinden 1579’da Sokullu’nun ölümüne kadar olan döneme yükselme dönemi denilir. Bu dönemde devlet bütün kurumlarını tamamlamış ve yaptığı genişleme ile bölge devleti olmaktan çıkarak dünya devleti haline gelmiştir. Dönemin en büyük ve en güçlü devletidir.

Osmanlı padişahlarına ortaasya geleneğine uygun olarak han veya sultan unvanı verilmiştir. Halifelik haklarının Osmanlı’lara geçmesinden sonra halife unvanını da kullanmışlardır.

 

NOT:Kanuni Sultan Süleyman’ın son iki yılında vezir-i azam olan Sokullu Mehmet Paşa, II. Selim ve III.Murad döneminde bütün devlet işlerinde söz sahibi olup bu iki padişahı devlet işlerinden uzak tuttuğu için 1566-1579 yılları arasındaki döneme Sokullu dönemi’de denilir.

II. Mehmet (Fatih) Dönemi (1451-1481)

 

Fatih 1451 yılında babası II. Murad’ın ölümü üzerine üçüncü defa ve kesin olarak tahta çıktı.Manisa’da vali olarak bulunuyordu.Dünya tarihinin en büyük hükümdarlarından olan Fatih çok genç yaşta tahta çıkmıştı.Son derece iyi yetişmiş ve deha sahibi idi.Tahta geçer geçmez bu değişiklikten yararlanmak isteyen Karaman beyi İbrahim Bey Osmanlı topraklarına saldırdı.Fatih hemen Anadolu’ya geçti.Osmanlı ordusu Akşehir’e geldiği zaman Karamanoğlu gönderdiği elçiler vasıtası ile Osmanlıdan af diledi.Fatih İstanbul’un fethi ile uğraşmak istediğinden bunu kabul etti.

Fatih tahta çıktığında Balkanlar ile Anadolu arasında birleşik hayatı engelleyen en önemli unsur Bizans’tı. Bin yıllık devlet olan Bizans küçüle küçüle sadece İstanbul’a hükmeden bir devlet haine gelmişti.

O günlerde İstanbul sadece Edirne kapı- Haliç arasında yer alıyordu. Bugün ki Galata’nın bulunduğu yerde ise küçük bir Ceneviz kolonisi yer alıyordu.

Bu duruma rağmen Bizans boğazları kontrol ediyor, Avrupa ile ilişkiler kuruyor, Haliç’i kapatıyor, beylikleri kışkırtıyor, çeşitli entrikalar çeviriyordu.

Fatih amacını gerçekleştirmek için Macarlara, Sırplara, Bizans’a gayet yumuşak davranıyordu. Amacı haçlıların birleşmesini önlemek, zaman kazanmaktı.

 İstanbul’un Fethi (29 Mayıs 1453)FETHİN SEBEPLERİ

Fethin sebeplerini dini, siyasi ve ekonomik sebepler olmak üzere üçe ayırmak mümkündür.

 A-Dini Sebepler:

Hz. Muhammet bir hadisinde bir hadisinde İstanbul’un mutlaka feth olunacağını belirtmekte, onu feth eden ordu ve komutanları övmektedir.Bu sözleri Emeviler, Abbasileri etkilediği gibi Osmanlıları da harekete geçirmiştir.

B-Siyasi Nedenler:

1.       Asya ve Avrupa’ya yayılmış Osmanlı devletinin ortasında bir engel olması

2.       Haçlıları genellikle Türklere karşı Bizans’ın tahrik etmesi

3.       Anadolu beyliklerini Osmanlı’ya karşı kışkırtması

4.       Osmanlı devletinde kardeş kavgalarını desteklemesi

5.       İstanbul’un yeniden Latinler tarafından alınmasını engellemek

6.       Balkanlarda ve Anadolu'da yapılan savaşlarda askerlerin karşıya geçirilmesinde yaşanan zorlukları ortadan kaldırmak

7.       İstanbul’un coğrafi ve jeopolitik konumu

8.       Osmanlı toprak bütünlüğünün sağlanmak istenmesi

9.       İstanbul’un önemli bir merkez olması

C-Ekonomik Nedenler:

Osmanlı devletinin coğrafi, iktisadi ve askeri durumunun gelişmesi için İstanbul’un alınması gerekli idi.Boğazların tam olarak kontrol altına alınmasıyla Karadeniz ticareti ele geçirilebilirdi.

 FETİHTEN ÖNCEKİ İSTANBUL KUŞATMALARI

İstanbul tarih boyunca pek çok kez kuşatılmıştı.Ancak çok güçlü surlara sahip olması sebebiyle fethedilememişti.Kuşatan devletler sırasıyla şunlardır:

1)       Makedonya kralı Filip:M.Ö. 340 yıllarında bilinen ilk İstanbul kuşatmasıdır.

2)       Roma imparatoru Septinus Severis: M.Ö. 194

3)       İranlılar: M.S.616

4)       İran- Avar ittifakı: M.S. 626

5)       Emeviler: Müslümanlar ilk kez bu dönemde kuşattılar.

6)       Abbasiler:Müslümanlar tekrar İstanbul’u kuşattılar, Bizans haraca bağlandı.9. yy. kadar Abbasiler defalarca Bizans’ı kuşattı.

7)       Ruslar:864 yılında İstanbul’u kuşattılarsa da yenik olarak geri çekildiler

8)       Macarlar:959’da kuşattılar fakat yenildiler.

9)       Latinler:1204 yılında IV. Haçlı seferini İstanbul’a yaparak Bizans’a son verdiler. 1261 yılına kadar Latin krallığı eliyle İstanbul’u yönettiler.

10)   Rumlar:1261 yılında İznik Rum imparatoru VI. Mihael Paledogis tarafından İstanbul Latinlerden alındı.

11)   Venedik:1302 yılında Venedikliler tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştır.

12)   Ceneviz:1348 yılında Galata’da yaşayan Cenevizliler İstanbul’a saldırmış fakat başarılı olamamıştır.

13)   Osmanlı:İlk kuşatma Yıldırım Beyazıt tarafından 1391’de yapıldı.Kuşatma dört kez tekrarlandı ve Anadolu hisarı yapıldı.Bunu Çelebi Mehmet ve II. Murad tekrarladı fakat çeşitli nedenlerle başarılı olunamadı.

 

İstanbul’un Fatih Dönemine Kadar Alınamamasının Sebepleri:

1.       Bizans’ın Avrupa devletleri tarafından roma imparatorluğunun devamı sayılması, kutsal şehir kabul edilmesi ve doğudaki son Avrupa kalesi olarak görülmesi

2.       Savunmaya elverişli konumu ve sağlam surlara sahip olması

3.       Karadan ve denizden kolayca yardım alabilmesi

4.       Bizans’ın İstanbul savunması konusunda çok deneyimli olması

5.       Devrin teknolojilerinin yetersiz olması

Fatih Döneminde Fethi Kolaylaştıran Etkenler:

1.       Bizans’ın eski gücünü kaybetmesi, ordu ve donanmanın zayıflaması

2.       Din, mezhep ve parti çatışmalarının olması

3.       Osmanlı ordusunda surları yıkabilecek yopların olması

4.       Fetih için yapılan hazırlıkların tam olması

Fetih için yapılan hazırlıklar:

1.       Karamanoğulları ile barış yapılması

2.       İstanbul boğazının en dar yerine Rumeli hisarının (Boğazkesen) yapılması

3.       Edirne’de şahi adıyla surları yıkabilecek büyük topların yapılması

4.       400 gemilik bir donanmanın yapılması

5.       Turhan Bey’in Mora’ya gönderilerek İstanbul’a yardımın engellenmesi

6.       Macarlarla üç yıllık anlaşma yapılması

7.       Eflak ve Sırbistan ile barış anlaşmasının yenilenmesi

 

Bizans’ın Hazırlıkları:

1.       Haçlı dünyasından yardım istendi.Bunun karşılığında Ortodoks ve Katolik kiliselerinin birleştirilmesi teklif edildi. Ancak Bizans halkı buna karşıydı.

      Buna rağmen Papa ve Venedik’ten bir miktar asker geldi.Sakızlı Cenevizlilerden iki kalyon ve bir miktar asker geldi.Mora’dan, adalardan ve İspanya’dan bir miktar asker geldi.

2.       Surlar kuvvetlendirildi

3.       Rum ateşi her yere yerleştirildi.

4.       İstanbul’da bol bol yiyecek depolandı.

5.       Haliç zincir çekilerek kapatıldı.

 

İstanbul’un kuşatılması ve Fethi (6 Nisan- 29 Mayıs 1453)

 

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra imparator Konstantin Dragezes’e elçi gönderilerek şehrin teslim edilmesi istendi.fakat teklif ret edilince 6 Nisan 1453’te kuşatma başladı.ordunun mevcudu 75 bin kadardı. Büyük toplarla surlar dövülüyordu. Bizans aldığı yardımlar sayesinde başarılı bir savunma veriyordu. Fatih 21-22 Nisan gecesi 72 parçalık donanmayı Tophaneden Kasımpaşa limanına, Haliç’e indirdi. Bizans ve Latin donanması topa tutuldu. Gittikçe gücünü kaybeden İstanbul 29 Mayıs 1453’te yapılan son saldırı ile alındı.Kuşatma 53 gün sürmüştür.Şehir fethedilince halka din ve mezhep özgürlüğü tanınmıştır. Ortodoks kilisesinin başına Katolik-Ortodoks birleşmesine karşı çıkan birisi getirildi. Amaç Avrupa Hıristiyan birliğinin oluşmasını engellemekti.

 

FETHİN SONUÇLARI

Fethin sonuçlarını Türk ve dünya tarihi açısından iki kısımda inceleyebiliriz.

Türk Tarihi Açısından Sonuçlar
  1. Osmanlı devletinin iki kıta arasındaki bütünlüğü sağlanmıştır.
  2. Boğazların savunması kolaylaşmıştır.
  3. Osmanlı tabi başkentine kavuşmuştur.Başkent Edirne’den İstanbul’a taşındı.
  4. Osmanlılar ve padişahların İslam dünyasındaki itibarı artmıştır.
  5. Osmanlıların yükselme dönemi başlamıştır.
  6. Ticaret yollarının denetimi Türklerin eline geçmiştir.
Dünya Tarihi açısından Sonuçları
  1. Türkler artık dünya siyasetinin ve Avrupa tarihinin vazgeçilmez unsuru haline geldi.
  2. Tarihi Bizans imparatorluğu sona erdi
  3. Ortaçağ sona erdi, Yeniçağ başladı.
  4. İstanbul’dan giden bilim ve sanat adamları İtalya’ya giderek Rönesans’ın başlamasını sağladılar.
  5. İpek yolu denetim altına alındığı için coğrafi keşiflere zemin hazırlandı.
  6. Tüm Ortodokslar himaye altına alınarak Avrupa’nın dini birliği önlendi.
  7. Avrupa devletleri İstanbul’da ilk sürekli elçilikler kurmaya başladılar.
  8. Büyük toplarla kalelerin yıkılabileceği görülmüş, dolayısıyla derebeylikler yıkılmış mutlak krallıklar kurulmaya başlamıştır.
Fethe Tepkiler

Bizans’ın ortadan kalkması Avrupa’da büyük tepkiye sebep oldu.Ancak Avrupa kendi arasında mücadele halindeydi. Ayrıca Varna ve Kosova savaşlarının etkisi hala korunuyordu.Bu sebeplerle Papanın haçlı seferi çağrısı cevap bulmadı.Papalık yıllık yas ilan etti.

En fazla tepki Venedik’ten gelmişti. Bunun sebebi çıkarlarının zedelenmesidir.Fatih tepkileri önlemek için aşağıdaki önlemleri aldı:

1.       Venediklilere ticaret serbestliği tanınmış.Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapmaları kaydıyla 200 bin altın vergi alınmıştır.

2.       Ortodoks kilisesinin hakları aynen tanınmış, patrikhaneye yetkiler verilmiştir.

3.       Galata’daki Cenevizlilere ve Galata halkına güvence verilmiştir.

Fatih’in Batı Siyaseti

İstanbul’un fethinden sonra

1.       Avrupa’da doğan tepkileri önlemek

2.       Batıdaki hakimiyeti pekiştirmek

3.       Sınırları genişletmek

4.       İslam’ı yaymak

5.       Hıristiyan birliğini bozmak

6.       Balkan uluslarını tam olarak yönetim altına almak

7.       Doğudan gelen Türkmenlere yurt bulmak

Amaçlarıyla batıya yönelik seferler yapılmıştır.

a.       Sırbistan Seferi (1454):

Sırbistan II.Murad devrinde alınmış ancak Edirne-Segedin antlaşmasıyla (14449 elimizden çıkmıştı.Fatih daha önce Türk egemenliğinde olan yerleri istedi. Sırplar bunu kabul etmeyince üç büyük seferden sonra başkentleri Semendire Mahmut Paşa tarafından alınarak Sırp krallığına son verildi.Belgrat dışındaki bütün Sırp toprakları Osmanlıya bağlandı.(1459)

b.      Mora sefer (1460):

İstanbul’un fethinden sonra Mora’da bulunan iki büyük Rum despotluğu vergiye bağlanmıştı. Bu despotluklar arasında devamlı mücadele oluyordu. Mora İtalya seferleri için bir üst konumundaydı. Bu mücadelelerden de yararlanılarak Atina ve Mora alındı.

c.       Eflak seferi (1476):

Macarlarla anlaşan eflak beyi vermesi gereken vergiyi vermemeye başladı.Gönderilen elçiyi öldürttü ve bir Türk birliğini kazığa vurdurdu. Bunun üzerine Eflak seferine çıkan Fatih Eflak beyi Vlad’ı yendi ve Eflak’ı Osmanlı devletine bağladı.

d.      Boğdan Seferi (1476)

Boğdan beyliği de Osmanlı egemenliğini tanımıştı. Osmanlı-Venedik savaşını fırsat bilerek bağımsız olmaya çalışan Boğdan hakimiyet altına alındı.

e.       Bosna ve Hersek Seferi (!462-1464)

Macarlarla anlaşan Bosna kralı vergisini vermemeye başladı.Fatih Venedik savaşı sırasında Bosna seferine çıkarak bölgeyi aldı. kral öldürüldü. Hersekte 1465 yılında alındı. Hıristiyanlığın Bogomil mezhebine mensup bölge halkı zaman içinde kendi isteğiyle Müslümanlığı kabul etmiştir.

f.        Arnavutluk’un Ele Geçirilmesi (1479):

II. Murad döneminde alınmıştı.Fakat Osmanlı sarayında yetişen, sancak beyliği rütbesine kadar yükselen Arnavut asıllı İskender bey kaçarak Arnavutluk'ta bir isyan çıkardı. Macarlar ve Venediklilerle anlaştı. Fatih tarafından 3 sefer düzenlendi.I. seferde (1465) İlbasan kalesi yapıldı ve Balaban Paşa fetihle görevlendirildi. Balaban Paşa’nın öldürülmesi üzerine II. Sefer yapıldı (1467) bazı garnizonlar ele geçirildi. İskender beyin ölümüyle yerine oğlu Jean geçmişti. Arnavutlukta çıkan kargaşadan yararlanılarak III. Sefere çıkıldı.(1479) Kroya ve İşkodra ele geçirildi.Arnavutluk hakimiyet altına alındı. (1479)

g.      Osmanlı Venedik savaşı (1463-1479)

İki ülke arasında ilişkiler ilk olarak Çelebi Mehmet döneminde başlamıştı.Fakat asıl ilişki İstanbul’un fethinden sonra başladı.Bu fetih Venedik’in doğu ticaretine darbe vurmuştu. 1463’ de başlayan savaş 16 yıl sürdü. Venedik denizde Osmanlı karada güçlüydü. Venedikliler, Arnavutları, Eflak, Boğdan beylerini, Uzun Hasan ve Karamanoğullarını kışkırttılar.Venedik savaşının son yılları daha çok Arnavutlukta geçti. Fatih’in Arnavutluk seferinden sonra barış istemek zorunda kaldılar.       Bu barışa göre:

  1.  
    1. Venedikliler bu savaşta Osmanlılardan aldıkları yerleri geri verdiler.
    2. Arnavutluk’tan alınan Kroya ve İşkodra kaleleri Osmanlılarda kaldı.
    3. Osmanlılar Dalmaçya, Arnavutluk kıyıları, Mora’da Venedik’ten aldıkları yerleri geri verdiler.
    4. Venedik her yıl Osmanlı devletine 10 bin Venedik altını savaş tazminatı vermeyi kabul etti.

Ayrıca Venedik’e şu imtiyazlar verilmiştir:

1.       Venedikliler İstanbul’da devamlı elçi bulundurabilecekti. (Venedik elçilerine balyos denir.)

2.       Balyoslar Osmanlı topraklarına yerleşen Venedik vatandaşlarının davalarına bakacaktı.

3.       Venedik bayrağı çeken herhangi bir gemi Venedik gemisi sayılacak ve saldırılmayacaktı.

4.       Osmanlı saldırısına uğramadan önce herhangi bir devlet Venedik bayrağı çekerse Venedik’in bağlaşığı sayılacak ve saldırılmayacaktı.

Bunlar yabancı bir devlete verilen ilk imtiyazlardır.Osmanlı devletinde ilk yabancı elçi bulundurma hakkını elde eden devlet Venedik’tir.

h.      İtalya seferi (1480):

Fatih Anadolu’da iken Papalık Osmanlıya karşı Avrupa’yı kışkırtıyordu.Rodos kuşatıldıysa da başarılı olunamadı. Gedik Ahmet Paşa tarafından Otranto kalesi alındı. Roma’nın fethi için üst elde edildi.Kafelonya, zanta ve Ayamavra adaları ele geçirildi. Fakat Fatih’in ölümüyle Otranto kalesi ve bu adalar kaybedildi.

i.        Osmanlı Macar İlişkileri:

Macarlar Bu dönemde de Osmanlının aleyhinde bulunmuşlardır. Venedik ile ittifak kurmuşlardı. Üzerlerine sefer yapılmasa da sınır çatışmaları sürmüştür.

Fatih’in Karadeniz Siyaseti

Karadeniz seferlerinin amaçları:

  1. Yorum Yaz